Hücrede babasını emziren kadının hikayesi!

Babasını emziren kadın tablosu

CİMON VE PERO

Kendi halinde bir kumaş tüccarı olan Cimon, ortağının yalan beyanları ile o dönem çokça uygulanan bir ceza olan açlık hücresine kapatılır.

Bu hücrelerde mahkumlar günlerce aç bırakılarak ölüme terk edilirdi.

Aç kalarak ölüme mahkum edilen Cimon’un kızı Pero ise gardiyanlara yalvararak babasını görmeye gelmektedir.

Kız gelip babasını sorunsuz bir şekilde ziyaret ettiğinden gardiyanlar duruma alışır ve iş rutinleşir.  Pero birkaç gün sonraki gelişince yanında yeni doğan çocuğunu da getirmiştir.

Babası ile konuşurken ağlayan bebeği susturmak için bir göğsünü açar ve çocuğu emzirmeye başlar. İşte o an aklına babasının hayatını kurtaracak olan fikir gelir.

O günden sonra Pero düzenli olarak her gün babasını ziyarete gelir.

Aradan epey zaman geçmesine karşın yaşlı adam hala ölmemiştir, ve bu durum hapishane yetkililerin de dikkatini çeker.

Aradan uzunca bir süre daha geçer ve Simon hala hayattadır. Bunun üzerine Kral, Simon ve Pero’nun görüşmelerinin gizlice izlenmesini ister.

Gardiyanlardan biri gizlice Simon ve Pero’nun görüşmesini izler, ve gördüklerini de krala anlatır.

Duyduklarıyla şaşkına dönen Kral, Pero’nun yaptığı bu fedakarlık karşısında kayıtsız kalamaz ve Simon’un serbest bırakılması emrini verir.

Gardiyanın gördüğü şudur; Pero babasını ziyarete geldiği hergün açlığa mahkum edilmiş olan ve yiyecek hiçbir şey verilmeyen babasını tıpkı çocuğunu emzirir gibi emzirmekte ve açlıktan ölmesine mani olmaktadır…

Tablo: Peter Paul Rubens

Cimon ve Pero’nun ilk tablosunu barok tarzının önde gelen isimlerden Peter Paul Rubens’in 1635’te yaptığı tablodur

 

Reklamlar