Bağlı köpek mecburen uzanabildiği en uzak noktaya pisliyordu.

zavallı bağlı koy kopek

Hayvan mecburen uzanabildiği en uzak noktaya pisliyordu. Annem ise  hayvanın her pisliğini temizleyişinde elindeki kürekle hayvanın kafasına vuruyordu. Zavallı hayvan kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırarak yuvasına sığınıyordu. Bazen vurma dercesine inliyordu.

Yine o köpek her sabah onu  gördüğünde kafası hafif yerde, göz bebekleri yukarıda ve gözbebeklerinin altındaki beyazlık çok belirgin olacak şekilde annesini yani sahibine bakıyor ve hafiften ürkek bir şekilde sahibinin ne yapacağını bekliyordu. Annemin elinde ekmek ile gelişini gören ve onu tatlı bir şekilde çağırmasını duyan hayvan her şeyi unutuyor ve yeniden mutluluktan kuyruğunu sallamaya ve sevgisini göstermeye başlıyordu.

Nankör değildi bu hayvancağızlar. Sahipleri dövse de  sövse de yine her sabah onları güler yüzle, kuyruklarını sallayarak karşılıyorlardı.  Bulundukları ev ve içinde yaşayan aile aslında onların da evi ve ailesiydi. Kendilerine bir adım sevgi ile gelene onlar on adım gidiyor, ekmek yediği evi unutmuyorlardı.

Reklamlar